RAMSAR Nedir.? Ramsar Alanlarımızın Durumu

Bursa Uluabat - Apolyont gölü.

 

RAMSAR Nedir.? Ramsar Alanlarımızın Durumu

 

Bulunduğu İl Bursa
Kapladığı Alan 13.500km2
Kordinatlar 28’ 35° 40’ 10°
Ort. Yükseklik 9 m.
Yönetim Planı Var

 

 

SULAK ALANLARIN ÖNEMİ

 

Dünyadaki tüm sulak alan ekosistemlerinin ekonomik değeri 14.9 trilyon ABD doları olarak saptanmıştır. ABD'de yapılan araştırmalar, bazı sulak alanların bozulmadan bırakılmasının kalkınma amacıyla kurutulmasından 150 kat daha fazla değer taşıdığını göstermektedir. İçme suyu sağlama, taşkın kontrolü, yeraltı sularının beslenmesi, iklim değişikliğinin kontrolü, su arıtımı gibi birçok işlevi olan sulak alanlarımızla beraber, başta tarım ve balıkçılık olmak üzere turizm, saz kesimi gibi sulak alana dayalı geçim kaynakları ve ekonomi de darbe yemektedir.


Türkiye'de son 40 yılda yaklaşık 1.300.000 hektar sulak alan; kurutma, doldurma, su sistemlerine müdahaleler ve kirlilik nedeniyle ekolojik ve ekonomik özelliğini yitirdi. Türkiye'deki toplam sulak alanların 2,5 milyon hektar olduğu düşünüldüğünde, son 40 yılda sulak alanlarımızın yarısını kaybettiğimizi söyleyebiliriz. Ülkemizin uluslararası öneme sahip 12 sulak alanının  değerlendirildiği bir raporda; aşırı tarımsal sulama, yeraltı sularının kaçak kullanımı, tarımdan dönen suların yarattığı kimyasal kirlilik, arıtılmadan sulak alanlara verilen sanayi ve evsel kaynaklı kirlilik gibi sorunların Ramsar Alanı olan sulak alanları da tehdit ettiği görülmektedir.


Sulak alanların en temel özelliği, bulundukları bölgenin en çukur yerinde veya en alt noktasında yer almaları. Bu özellikleri nedeniyle her türlü sanayi, yerleşim alanı ve tarımsal faaliyet atıkları en son sulak alanlarda toplanıyor.


Diğer taraftan, sulak alanlar aynı zamanda, yeraltı sularını besleyerek veya boşaltarak, taban suyunu dengeleyerek, sel sularını depolayarak, taşkınları kontrol ederek, kıyılarda deniz suyunun girişini önleyerek bulundukları bölgenin su rejimini düzenler. Bulundukları yörede nem oranını yükselterek, başta yağış ve sıcaklık olmak üzere yerel iklim elemanları üzerinde olumlu etki yapar.


Özellikle İç Anadolu'da son yıllarda görülen don olaylarının temel sebebi bölgedeki sulak alanların küçülmesi veya tamamen kurumasıdır. Sulak alanların sağladığı mikro klima etkisi ortadan kalktığı için don, sel gibi olaylar yaşanmakta ve maalesef bölgedeki tarımsal üretimde ciddi kayıplar olmaktadır. Bu anlamda, mevcut alanları korurken, bozulmuş alanların yeniden kazanılması için restorasyon programları oluşturulmalı ve gerekli finansal kaynaklar ayrılmalıdır.


Türkiye'de sulak alanlar, yeni tarım, yerleşim ve rekreasyon alanları açmak için kurutuluyor ya da zarar görüyor, gereğinden fazla yapılan tarımsal sulamalar ya da sulak alanları dikkate alınmadan tasarlanan su yönetim projeleri sebebiyle kuruyor, evsel ve endüstriyel atıklarla kirletiliyor, üreme dönemlerinde ve yasaklanmış usullerle yapılan avcılık ve balıkçılık nedeniyle bozuluyor.


Türkiye'de son 40 yıl içerisinde yaklaşık 1 milyon 300 bin hektar sulak alan, kurutma, doldurma ve su sistemlerine müdahaleler nedeniyle ekolojik ve ekonomik özelliğini yitirdi. Türkiye'deki toplam sulak alanların 2,5 milyon hektar olduğu düşünüldüğünde, son 40 yılda sulak alanların yarısı kaybedildi.


Kaybedilen sulak alanlar: Amik Gölü, Avlan Gölü, Kestel, Gavur, Yarma, Aynaz, Hotamış, Eşmekaya sazlıkları...


Giderek kuruyan ve kirlenen sulak alanlar: Beyşehir Gölü, Tuz Gölü, Akşehir-Eber Gölleri, Ereğli Sazlıkları, Bafa Gölü, Eğirdir Gölü, Kulu Gölü, Sultansazlığı.


Küresel ölçekte yapılan bir araştırmaya göre, dünyanın 200 önemli alanından bir tanesi olan Konya Kapalı Havzası, önlem alınmazsa 2030 yılında ciddi bir kuraklık ve çölleşmeyle karşı karşıya kalacak. Havzada bulunan 50 bin yeraltı su kuyusunun yarısının kaçak olduğu biliniyor ve yeraltı su seviyeleri her yıl ortalama 1- 2 metre düşüyor.
Türkiye'deki toplam yeraltı su rezervinin yüzde 40'ına sahip olduğu söylenen Konya Havzası'nda bugün yeraltı suları alarm veriyor.

 
Türkiye'de 300 Sulak Alandan 13'ü Ramsar Alanı Olarak Uluslararası Sözleşme Kapsamında .
 

Türkiye'de 135'i Uluslararası Öneme Sahip 300 Sulak Alandan 13 Adedinin, Ramsar Alanı Olarak Uluslararası Sözleşmeler Kapsamında Koruma Altına Alındı.
 

İran'ın bir şehri olan Ramsar'da 1971'de imzalanan anlaşma sonucu dünyanın en önemli sulak alanlarının tescillenmesine karar verilmişti. Ramsar statüsü kazanmak, bir sulak alanın bir nevi altın madalya ya da beş yıldız kazanması demek. Bir yerin Ramsar alanı olması için Dünya Ramsar Sekreterliği'nin belirlediği bilimsel kriterlere uygunluk göstermesi ve dünya çapında önem taşıması gerekiyor. Bu kriterlere uygunluk sağlayan alanları değerlendirip, Ramsar Sekreterliği'ne yollama kararını, sadece ülkenin sulak alanlar komisyonu verebiliyor. Dokuz kriterden birini karşılamak Ramsar alanı olmaya hak kazanmak demek oluyor..


Sulak alanların önemi, korunması ve akılcı kullanımı konularında kamuoyu bilincini geliştirmek amacıyla, Avusturalya'nın Brispane kentinde Mart 1996 yılında Ramsar Sözleşmesi 6. Taraflar Konferansı'nda sözleşmenin imzaya açıldığı 2 Şubat günü 'Dünya Sulak Alanlar Günü' olarak kabul ediliyor.


Genel anlamda sulak alanların, suyun ve ekolojik dengenin korunmasının yanı sıra, ülke ekonomisi için önemli ekosistemlerden olduğuna dikkat çekilerek, "Bu nedenle önümüzdeki yıllarda su kaynaklarının ve sulak alanların daha da önemli bir hale geleceği gerçeği dikkate alınarak hareket edilmelidir. Pek çok tür ve canlılar için uygun beslenme, üreme ve barınma ortamı olan sulak alanlar, yalnız bulundukları ülkenin değil, tüm dünyanın doğal zenginlik müzeleri olarak kabul edilmektedir.


Sulak alanların, yakın çevresinde yaşayan halkın yaşamında da önemli yer tutmaktadır, "Doğal dengenin ve biyolojik çeşitliliğin korunması yönünden diğer ekosistemler içinde önemli ve farklı bir yere sahiptirler."


2005'te yürürlüğe giren "Sulak Alanların Korunması Yönetmeliği" sulak alanların yönetilmesinde temel stratejiyi teşkil etmektedir!  (Ama sonuç ortada yazık ki)
Ülkemizden Önemli kuş göç yollarının ikisinin geçmesi, zengin sulak alan habitatlarına sahip olması nedeni ile Sulak Alanlar bakımından dünyada hatırı sayılır bir konuma sahiptir. Ülkemizde 300 civarında sulak alan mevcut olup bu sulak alanların 135'i uluslararası öneme sahiptir. Bu alanların 13 adedi ise Ramsar Alanı olarak uluslararası sözleşmeler kapsamında koruma altına alınmıştır.

Paylaş